Dünya, insanların kendilerini tezgahlar da sunduğu, hiç için kurulmuş olduğuna inanabileceğiniz bir pazar yeridir.Yağmurdan koruyan brandaların altından ne gökyüzünü ne de güneşi göremezsiniz.Ve dolayısıyla hiçbir şeyin kalitesinden emin olamazsınız burada.Yarı kör, alışveriş yaptığınız bir pazar yeridir dünya.
Bu pazarda neyin iyi, neyin kötü olduğu bilinmez, renkler tek seçim nedeniniz olur.Kırmızı ya da turuncuların şansı bol olur, pullulara ise paha biçilemez. Görenler yarışa girer kırmızı ve turuncular için. Onlar ise gururlu ve güvenli olurlar, tıpkı içi boş başaklar gibi. Kötü gün dostları çok olur fakat nedendir bilinmez kötü günde bile tonları değişmez onların, her ne kadar solmuş görünseler de.Tüm renkler kırmızı ve turuncuya özenir onlar ışıldarken.Keşke onlar gibi, ben buradayım, diyebilselerdi. Gökyüzünden izlerin taşınmadığı bu pazar yerinde mavi esir kalır. Bundandır ki mavi, sessiz ve sakindir her ne kadar hayat dolu bir renk gibi görünse de.
Pazar yeridir dünya fazla konuşmaya gerek kalmaz, herşey hızlıca başlayıp bitiverir. Çünkü hem çeşit boldur hem de fiyatlar uygun. Bu pazar yerin de en çabuk elden giden zamandır. Herkes ona yetişmeye çalışır, o hengamede kimin ne sattığı bilinmez. Tek dikkat çeken renklerdir ve pazarlık bile edilmeden çabucak bitiverir alışveriş.
Pazar yeridir dünya, evlere akıl erdikçe geçilir, malların değeri kullanıldıkça anlaşılır. Kimi kullanılmadan ev yolun da elinizde kalır. Kalite anlayışının ne olduğunun, fiyatların neye göre belirlendiğinin bilinemediği bir pazar yeridir dünya.İnsanlar işine geleni alır, diğerlerine ise gözatma gereği bile duymaz. Işıldamak önemlidir.
Beyazların lafı bile olmaz bu pazar yerinde. Çünkü beyazlar renkten sayılmazlar, kırmızı ve turuncuların arasın da dikkat çekemezler. Beyazlar hassas olurlar, koşuşturmanın ortasın da tozların arasın da griye dönerler, pazardan, pazarlıklardan koparlar. Siyahlar renk olmasalar da, ilk başlar da farkedilmeseler de tozlandıkça daha bir olgunlaşırlar, geçen zamanla antika değeri kazanabilirler.
Pazar yeri, mavi bir de beyazlar akşam sabah içiçe olurlar, birbilerinden güneşten ve gökyüzünden habersizce. Hepsi yalnızdırlar ama az da olsa hep bir umut vardır onlar için. Kimbilir belki bir gün brandalar kalkar bu pazar yerinin üzerinden. Beyaz, gün ışığıyla yeniden parlar ve yeniden gözleri alır. Mavi gökyüzünün rengiyle birleşip ruhundaki özgürlüğü yaşar. Bu pazar yerinde gün gelir belki bütün efsanelerin gerçekliği gözler önüne serilir kırmızının ateşi, beyazın masumiyetine dair.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder