30 Nisan 2012 Pazartesi

Sona Soyunma


Sıkılırdık hayatlarımızdan, çoğu kez yok olmak isterdik. Ve neden denemezdik ölümü sıyrılmak için bedenlerimizden. Herşeyi bırakıp  gitmek bu kadar mı zordu, yaşamak bu kadar mı değerli?
Sahi ne getirirdi ki bize zaman? O bizim üzerimizden şiddetle geçerdi. Bazılarına ilaç gibi geldiği ise bizim için yalnızca bir efsaneydi. Umut yüz kez, bin kez ölmüştü bizde. Görmezdik çünkü biz en çok görmezden gelmeyi severdik .Ve işte bu yüzden her defasın da İsa edasıyla diriltmeyi denerdik tüm ölü umutları. Denemezdik hiçbir zaman koşmayı geçmişe, gidenlere, ölülere.Ölüler soğuktu. Vefasızda değildik aslında, en nihayetin de insandık.Gamsız edasıyla unutabilirdik tüm gerçekleri ve yarı kör bir umutla bağlanırdık yarınlara.